Boşanma Sebepleri -Aldatma Nedeniyle Boşanma Davaları

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre; usulüne uygun bir şekilde evlenmiş olan kişilerin boşanmaları belirli sebeplere bağlıdır. Yani; evliliğin sona erdirilmesi kanunun açıkça bahsettiği sebeplere bağlı olarak gerçekleşebilir. Bu sebepler 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda açıklanmıştır. Türk Medeni Kanununun 161 -162-163-164-165 ve 166. maddelerinde boşanmaya ilişkin düzenlemeler yapılarak boşanma sebepleri açıklanmıştır. 

Boşanma sebepleri kendi içerisinde niteliklerine ve doğurdukları sonuçlara bağlı olarak bazı kategorilere ayrılırlar. Örneğin kanunda boşanma sebebi olarak düzenlenen sebeplerin bazıları özel boşanma sebepleri iken bazıları ise genel boşanma sebebidir. Özel boşanma sebepleri aldatma, diğer eşin hayatına kast etme, pek kötü davranış, onur kırıcı davranış, suç işleme, akıl hastalığı, haysiyetsiz hayat sürme ve terk olarak sayılabilir. Kanun koyucu özel boşanma sebeplerini net olarak belirleyerek sınırlandırmıştır. Bunun dışında kalan genel boşanma sebepleri ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve ayrı yaşam sayılabilir. Eğer özel boşanma sebeplerinden hiçbirisi gerçekleşmemişse ama evlilik sürdürülemez hale gelmişse bu durumda genel boşanma sebeplerine bağlı olarak boşanma davası ikame edilebilecektir.

4271 sayılı Türk Medeni Kanununda sayılan boşanma sebepleri yukarıda belirtilen sebeplerle sınırlıdır. Bunun dışında bir sebeple boşanma davası ikame etmek söz konusu olamaz. Kanun maddelerine göre;

TMK 161. madde –  Aldatma Nedeniyle Boşanma

TMK 162. madde – Hayata Kast, Onur Kırıcı Davranış, Pek Kötü Muamele Nedeniyle            Boşanma

TMK 163. Madde – Suç İşleme, Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

TMK 164. Madde – Terk Nedeniyle Boşanma

TMK 165. Madde – Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

TMK 166. Madde – Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Fiili Ayrılık Nedenleriyle   Boşanma

Belirtmek gerekir ki; her bir boşanma sebebinin kendi içerisinde belirli şartları vardır. Yani boşanma davası açmayı düşünen kişinin bu sebeplerden hangisine dayanacağını net ve doğru bir şekilde belirlemesi çok önemlidir. Mesela hangi davranışların 162. maddede düzenlenen “onur kırıcı davranışlara” örnek olacağını ya da ne tür bir terk durumunda 164. maddede düzenlenen terk sebebine dayanabileceğini belirlemek için kanuni düzenlemeleri ve hangi şartları kapsadığını iyi anlamak gerekir.  

Bu yazıda detaylandıracağımız boşanma sebebi; 161. maddede düzenlenen aldatma nedeniyle boşanmadır. Hangi hallerde aldatma nedenine bağlı olarak boşanma davası açılabileceği ve aldatma için hangi şartların bulunması gerektiğini açıklayacağız. 

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası

Evlilik birliğinin kurulmasından sonra eşler arasında evlilikten ileri gelen bazı yazılı olmayan yükümlülükler başlar. Buna göre eşler evlilikle birlikte; birbirlerine sadık olmak, birlikte yaşamak, çocuklarının bakım ve eğitimleriyle ilgilenmek ve mutlu bir aile olmak için birlikte hareket etmek gibi sorumluluklar üstlenirler. Eşlerin birbirlerine karşı cinsel yönden sadakatsiz davranmaları Türk Medeni Kanununda kesin bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir. Buna göre; aldatmayı öğrenen kişi aldatmayı öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde aldatma nedeniyle boşanma davası açabilir. 

Evli olan kadın ya da erkeğin bir başka kişi ile cinsel ilişkiye girmesi halinde aldatma nedenine dayalı olarak boşanma davası açmak mümkündür. Burada bahsedilen cinsel ilişkinin tamamlanması şart olmayıp teşebbüs aşamasında kalması da aldatma sayılıp boşanma sebebidir. Örneğin; bir evli kadın ya da erkeğin bir başka kişiyle cinsel ilişkiye girmek üzereyken yarı çıplak halde yakalanması halinde cinsel ilişki gerçekleşmemişse bile aldatma nedeniyle boşanma sebebidir. 

Cinsel ilişkiyi ve aldatmayı kanıtlamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumlarda aldatmayı yüksek ihtimal olarak gösteren olayların varlığı da aldatma nedeniyle boşanma için yeterlidir. Örneğin; evli bir kişinin karşı cinsten başka bir kişiyle otelde aynı odada gece geçirmesi cinsel ilişki  olduğunu ispat edebilir. Ya da evli bir kişinin akrabası olmayan ve karşı cinsten bir kişi ile birlikte aynı evde gece geçirmesi de cinsel ilişkinin varlığını gösterebilir. 

Bununla birlikte; evli bir kişinin karşı cinsten biriyle yapılan duygusal yazışmaları, sevgi belirten konuşmaları, kucaklaşması ve hatta öpüşmesi bile aldatma nedeniyle boşanmak için yeterli değildir. Bunun evlilik birliğine uygun bir durum olmadığı konusunda bir şüphe olmamakla birlikte aldatma nedeniyle boşanma davası açmak için yeterli değildir. Ama bu durumda aldatma nedenine değilse bile 166. maddedeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılabilir. 

Aldatıldığını öğrenen kişi 6 ay içerisinde dava açmak zorundadır. Eğer bu süre içerisinde dava açılmazsa aldatma nedenine dayalı boşanma davası açma hakkı ortadan kalkar. Bazı durumlarda aldatma aldatmadan çok sonra öğrenilebilir. 5 yıldan fazla geçen aldatma nedeniyle yeni öğrenilmiş olsa bile aldatma nedeniyle boşanma davası açılamaz. Eğer aldatılan eş aldatan eşi affederse de aldatma nedeniyle boşanma davası açılamaz. 

Aldatıldığını öğrenen eş diğer eşi açıkça affedebilir. Ya da açıkça olmasa bile bazı hareketleriyle aldatanı affettiğini gösterebilir. Örneğin, aldatma sonrasında aldatan eşle tatile gidilmesi eşin affedildiği anlamına gelmektedir. 

Son olarak; aldatmayı kanıtlamak için telefon kayıtları, video, fotoğraf, ses kayıtları delil olarak kullanılabilir. Bunun dışında; mahkemeden aldatan kişinin otel kayıtları talep edilerek geçmişe dönük olarak otel kayıtları tespit edilebilir ve aldatma ispatlanabilir. Bununla birlikte aldatan eşin cinsel yolla bulaşan bir hastalık kapması gibi sebeplerle de aldatma kanıtlanabilir. 

Aldatma nedeniyle boşanma davası nerede açılır?

Aldatma nedeniyle açılan boşanma davası, eşlerden birinin yaşadığı yerdeki ya da ayrılmadan önce birlikte yaşadıkları yerdeki aile mahkemelerinde açılır.